Tam Öğrenme Modeli – Benjamin Bloom

benjamin bloomBloom, tarafından geliştirilen Tam Öğrenme Modeli “Olumlu öğrenme koşulları sağlanmış ise, dünyada herhangi bir kişinin öğrenebileceği her şeyi zeka düzeyi ne olursa olsun hemen hemen herkes öğrenebilir.” görüşüne dayalıdır. Bir sınıftaki öğrencilerin başarılı olmaları, onların hazırbulunuşluk düzeylerine uygun olan öğretim hizmetinin sağlanmasına ve onlara ihtiyaçları kadar zaman tanınmasına bağlıdır. Bu gerçekleştiğinde öğretimin hedefleri doğrultusundaki öğrenme düzeyleri birbirine yaklaşır ve sınıftaki tüm öğrenciler başarılı olabilir. Öğrenemeyen öğrenci yoktur, öğretemeyen öğretmen vardır.

normal dağılım eğrisiBloom, normal dağılım eğrisini (yandaki şekil) kabul etmez. Bütün öğrencilerin öğrenmelerini tam olarak gerçekleşmesi gerekir. Öğrenmeyi etkileyen değişkenlerin öğretme-öğrenme sürecinde olumlu hale getirilmesiyle öğrenmelerin düzeyi %90′lara yükseltilebilir. (alt limit %70) Bu model, gözlenen bireysel farklılıkların nedenlerini incelemekte ve bu tür bireysel farklılıkları öğrenci, okul ve toplum yararına olacak şekilde en aza indirmek için alınması gerekli önlemleri açıklamaya çalışmaktadır. Okulda öğrenme kuramı ya da tam öğrenme modeli, ek zaman ve öğrenme olanakları sağlandığında, hemen hemen tüm öğrencilerin okullarda öğretilmek istenen tüm yeni davranışları öğrenebileceğini ileri sürmektedir. Bloom’a göre; insanlar arasında zihinsel güçler bakımından doğuştan gelen bazı farkların bulunduğunu inkar edilemez. Ancak bunlar eğitimin ürünü olarak sonradan meydana getirilmekte olanların yanında hemen hemen bir hiçtir. Okulda öğrenmeyi birçok faktör etkilemektedir. Bunların bir bölümü öğrencinin olgunlaşma düzeyi, genel yeteneği, öğretmenin kişilik özellikleri, ailenin sosyo-ekonomik statüsü gibi öğretme-öğrenme süreciyle doğrudan geliştirilemeyecek faktörlerdir. Diğer bölümü ise öğrencilerin dersle ilgili ön öğrenmeleri; ilgisi, tutumu, başarılı olabileceğine olan inancı, öğretim hizmetinin niteliği gibi okullardaki öğretme-öğrenme süreci yoluyla değiştirilebilir değişkenlerdir. Bu durum, öğrenmeyi etkileyen değiştirilebilir özellikleri, öğretme-öğrenme sürecinde olumlu hale getirerek öğrencilerin öğrenme düzeyinin yükseltilebileceğini göstermektedir. Böylece öğrenciler arasındaki öğrenme farklılıkları en aza indirilebilir ve sonuçta okullar, öğrencilerin kendilerini gerçekleştirmelerine yardım edebilen kurumlar haline gelebilir.
Eğitimin, dolayısıyla da okulların etkililik ve verimliliğini en yüksek düzeye çıkarabilecek koşulları belirlemeye çalışan tam öğrenme modelinin üç temel değişkeni vardır.
1.Öğrenci Nitelikleri       2.Öğretim Hizmetinin Niteliği       3.Öğrenme Ürünleri

tam öğrenme modelinin bileşenleri

A. Öğrenci Nitelikleri

Bloom’un tam öğrenme modelinin ilk öğesi öğrenci nitelikleridir. Bloom’un üzerinde önemle durduğu iki öğrenci niteliği, Bilişsel Giriş Davranışları ile Duyuşsal Giriş Özelikleridir.

1. Bilişsel Giriş Davranışları

Eldeki öğrenme ünitesi ya da ünitelerinin öğrenilebilmesi için gerekli olduğu kabul edilen ön öğrenmelerdir. Bu tür giriş davranışları yeni davranışların öğrenimesini kolaylaştırmakta ya da zorlaştırmktadır. Yapılan araştırmalar, öğrencilerin bilişsel giriş davranışları ile daha sonraki öğrenme ünitelerindeki başarıları arasında güçlü bir ilişki olduğunu göstermiştir. Bloom’a göre Bilişsel Giriş Davranışları, daha sonraki öğrenme ünitelerinde görülen başarı değişkenliğinin yaklaşık yarısını açıklama gücündedir. Diğer bir deyişle, aşamalılık ilişkisi yüksek olan bir derste, yeni bir üniteyi öğrenmeye başlarken, öğrencilerin bu üniteyle ilgili bilişsel giriş davranışlarındaki eksiklerin giderilmesi ve tam olarak bu davranışlara sahip olmaları yeni ünitede öğrenciler arasındaki başarı farklarının %50 azalmasını sağlayacaktır.

2. Duyuşsal Giriş Özelikleri

Bireyin belli bir derse, okula, öğrenmeye yönelik tutumu; herhangi bir şeyi öğrenip öğrenemeyeceğine ilişkin kendini algılayış biçimi (akademik özgüven) ve güdülenmişlik düzeyi öğrenmeleri olumlu ya da olumsuz etkiler. Duyuşsal özellikleri arasında başarıyı belirlemede en güçlü etkiye sahip özellik bireyin akademik özgüvenidir. Duyuşsal giriş özellikleri öğrenme ürünlerindeki değişikliğin %25′ini açıklama gücündedir. Bir öğrencinin belli bir üniteyi iyi öğrenebilmesi için bu öğrencinin, öğrenilecek olan yeni üniteye açık olması; o üniteyi öğrenmeye karşı istek duyması ve güçlüklerle karşılaşması halinde bu güçlükleri aşmaya yetecek çabayı göstereceğine güvenmesi gerekir.

B. Öğretim Hizmetinin Niteliği

Öğretim hizmetinin niteliğini etkileyen 4 faktör bulunmaktadır:

1.İpucu (İşaret)           2.Pekiştirme            3.Katılım            4.Dönüt-Düzeltme

Öğretim hizmetinin niteliği de giriş davranışları gibi kontrol edilebilir bir değişkendir. Öğretim hizmetinin niteliğinin genel olarak bilişsel başarı ölçümlerinde gözlenen değişkenliğin en az dörtte birini (%25) açıklayacak güçte olduğu tahmin edilmektedir.

1.İpucu (İşaret)

Öğretme-öğrenme sürecinde öğrenciye neyi öğreneceğini, bunları niçin ve nasıl öğreneceğini gösteren mesajların tümüne işaretler (ipuçları) adı verilir. Bu mesajlar sözlü olabileceği gibi, yazılı ya da tüm duyu organlarını etkileyecek şekilde gerçek olay veya varlıklar olabilir. Örneğin öğrenciyi düşünmeye, araştırmaya yönlendiren sorular, öğrenciye verilen yazılı ve sözlü yönergeler, örnekler, kaynak kitaplar, bilgisayar CD-DVD’leri, gerçek varlık ve olaylar vb.araçlar öğretimin yönetiminde kullanılan birer işarettir. Öğretme-öğrenme sürecinde kullanılan işaretler, öğrenci başarısındaki değişkenliğin %14’ünü açıklama gücündedir.

2.Pekiştirme

Davranışın tekrar edilme sıklığını arttırma işlemidir. Bu işlemde kullanılan uyarıcılara pekiştireç adı verilmektedir. Olumlu pekiştireçlerin öğrenciye verilmesi, olumsuz pekiştireçlerin de ortamdan çekilmesi davranışın yapılma olasılığını arttırmaktadır.

3.Katılım

Öğrencinin istenen davranışı kazanması için kendine sağlanan işaretlerle belli bir düzeyde açık ya da örtük olarak etkileşmesi ve bu çabayı davranışı kazanıncaya kadar devam ettirmesidir. Kısaca, öğrencinin kendisine sağlanan öğretme durumunun ilgili ögeleriyle etkileşmesi ve bu etkileşimi davranışı kazanıncaya kadar sürdürmesidir. Hiç kimse başkasının yerine öğrenemez. Bu nedenle, öğrenen kendi öğrenmesinden sorumlu olarak öğrenme sürecine katılmak durumundadır. Öğrencinin öğretme-öğrenme sürecine katılma derecesi, öğrenme düzeyindeki değişkenliğin %20’sini açıklama gücündedir.

4.Dönüt-Düzeltme

Grupla öğretimde öğretim hizmeti niteliğinin vazgeçilmez bir ögesi dönüt ve düzeltmedir. Dönüt, öğrenciye öğrenmelerinin doğruluğu ya da yanlışlığı hakkında verilen mesajların tümüdür. Dönüt sadece öğrenme sonuçları hakkında bilgi vermekle kalmayıp öğrencilerin öğrenme güçlük ve eksiklerinin giderilmesine hizmet ettiği ölçüde öğrenme düzeyinin yükselmesine yardım edebilir.
Önce önkoşul olan davranışlardaki eksiklerin tamamlanarak öğrenme güçlüklerinin giderilmesi amacıyla her ünite sonunda izleme değerlendirmeleri yapılması önerilmektedir. İzleme testleri, ünitede kazandırılmak istenen tüm davranışların ne derece kazandırılmış olduğunu yoklayan testlerdir.

C. Öğrenme Ürünleri

Bloom’un modelinde öğrenme ürünü, öğrencilerin başarısı, öğrenme hızı ve duyuşsal özelliklerdir. Bloom’a göre eğer öğrencilerin giriş davranışları öğrenme işinin başında eşitlenir ve her üniteden sonra öğrenme eksiklikleri tamamlanır, öğrenciler için nitelikli bir öğretim hizmeti sunulursa, öğrenciler arasındaki bireysel farklılıklar giderek azalır ve öğrencilerin başarılar artar. Okulda tam öğrenme modelinin hedefi de bunu sağlamaktır.

Tam Öğrenme Modelinin Uygulanışı

1. Dersin özel hedef ve hedef davranışları ile bu hedef ve davranışların kazandırılacağı öğrenme ünitelerinin belirlenmesi
2. Her bir ünitenin öğrenilebilmesi için gerekli önkoşul davranışların belirlenmesi
3. Öğrencilerin önkoşul davranışlara sahip olup olmadıklarının (BGD-Bireysel Gelişim Dosyası) testi ile belirlenmesi
4. BGD testi sonuçlarına göre, ünitedeki davranışların öğrenilmesi için gerekli fakat eksik olan önkoşul davranışları tamamlama öğretimi yapılır.
5.Tamamlama öğretiminden sonra ünitede yeni davranışları kazandırmaya dönük öğretim etkinlikleri uygulanır.
6.İzleme değerlendirmesi yapılır.
7. Yetersiz öğrenmeye sahip öğrenciler için ek öğrenme etkinliği düzenlenmesi
8. Ek öğrenme sonucu paralel test uygulanması
9. Tam öğrenme gerçekleştikten sonra yeni üniteye geçiş

Modelin Olumlu Yönleri
• Her öğrencinin kendi hızında ilerlemesine imkan tanır.
• Öğrenciye ihtiyacı olduğa kadar zaman verir.
• Öğrenciler arasında eşitliği sağlar.
• Öğrenme ürünleri sürekli olarak değerlendirilir.
• Süreç öğrencilerin düzeyine göre ayarlanabilir.
• Öğrencilerin başarı düzeylerinde olumlu etki yapar.
• Aşamalı öğrenmede sonraki öğrenmelerde süre kısalır.
• Akademik özgüvende artış sağlar.
• Öğrencilerin kendilerine olan güvenini artırır.
• Öğrenci bir sonraki ünite için gerekli giriş davranışlarını-becerilerini kazanmış olur.
• Öğretmenin öğretim için daha iyi hazırlanmasını sağlar.

Modelin Sınırlılıkları
• Daha çok zaman ayrılması
• Hazırlıkların çokluğu
• Öğretmen açısından uygulama zorluğu
• Tüm öğrenciler aynı hızda ilerleyemez.
• Yeniden öğretim yapıldığında çok çeşitli öğretim araçları gerekir.
• Her bir ünite için farklı testler-sınamalar gereklidir.

Kaynak: Pegem Akademi – Öğretim Yöntem ve Teknikleri

About these ads
Bu yazı Pedagojik Formasyon içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Tam Öğrenme Modeli – Benjamin Bloom için 1 cevap

  1. Geri bildirim: Algı ve Dikkat | Hayata Dair Paylaşımlar ve Okul Öncesi Eğitim

Yorum yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s